Haber Detayı
11 Temmuz 2020 - Cumartesi 23:27
 
Atatürk, ilk direniş hazırlıklarını Pozantı’da yaptı
I. ve II. Pozantı Kongresi (5 Ağustos 1920) (8 Ekim 1920) Mustafa Kemal Atatürk, Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan bir gün sonra 31 Ekim 1918’de Adana’ya gelerek Liman Von Sanders’ten Yıldırım Orduları Komutanlığı’nı devralmıştır.
Gündem Haberi


Atatürk, 31 Ekim-10 Kasım 1918 tarihleri arasında Yıldırım Orduları Komutanı sıfatıyla Adana’dan Ahmet İzzet Paşa’ya gönderdiği telgraflarda kendisine izin verildiği takdirde düşmanı (İngiliz ve Fransız kuvvetleri) Anadolu’ya sokmayacağını bildirmiştir. Ancak Ahmet İzzet Paşa, İtilaf devletleriyle ateşkes antlaşması imzalandığını belirterek hiçbir şekilde düşmana karşılık verilmemesini istemiş; düşmana ateşle karşılık vermekten söz eden Atatürk’ü de görevinden alıp İstanbul’a çağırmıştır. Atatürk ise İstanbul’a gitmeden önce Adana’da ilk direniş hazırlıklarını yapmıştır. Silah arkadaşı Ali Fuat Paşa (Cebesoy) ile yaptığı “Adana Mülakatı” sonrasında “ilk direniş yuvaları” Adana’da kurulmuştur.

Sivas Kongresi’nden sonra Güney Anadolu Kuvayı Milliye teşkilatını Temsil Heyeti Başkanı sıfatıyla Atatürk organize etmeye başlamıştır. Bu doğrultuda öncelikle bölgedeki Kuvayı Milliye Teşkilatlarının başına subaylar gönderilmiştir. Kılıç Ali (Üsteğmen Asaf), Yörük Selim (Yüzbaşı Salim), Kozanoğlu Doğan (Binbaşı Doğan), Aydınoğlu Tufan (Yüzbaşı Osman Nuri), Polat Paşa (Yüzbaşı Kamil), Tekelioğlu Sinan (Yüzbaşı Ratıp) adlarıyla Güney Cephesi’ne gönderilmiştir.

Nitekim Atatürk Nutuk’ta, “Maraş ve Antep’e Kılıç Ali Bey’i ve Kilikya mıntıkasına da Topçu Binbaşı Kemal ve Yüzbaşı Osman Tufan Beyleri göndererek ciddi teşkilat ve teşebbüsata geçtik.” demiştir.

Kurtuluş Savaşı Tarihi yazımındaki en büyük eksiklerden biri, 1918-1922 yılları arasında Anadolu’da düzenlenen “ulusal” ve “yerel” kongrelerin tam olarak anlatılmamasıdır. Örneğin, Erzurum, Sivas, Balıkesir ve Alaşehir Kongreleri dışında Anadolu’da düzenlenen birçok kongreden ya hiç bahsedilmez, ya da birkaç cümleyle geçiştirilir. Söz edilmeyen bu kongrelerden özellikle Sivas İttihad-ı İslam Kongresi ve Pozantı Kongreleri çok önemlidir. Ulu Önder Atatürk’te bu kongrelerle özel olarak ilgilenmiştir.

1.POZANTI KONGRESİ, GÜNEY ANADOLU’NUN KURTARILMASINA DOĞRUDAN ETKİ ETTİ

Atatürk, Sivas Kongresi’nden başlamak üzere, Güney Anadolu’nun düşman işgalinden kurtarılması maksadıyla Çukurova, Maraş, Antep, Hatay ve Urfa’da Kuvayı Milli Teşkilatlarını kurmak üzere, emrindeki subayları bölgede görevlendirdi. Bu milli teşkilatlanmaya ilaveten, stratejik ve siyasi girişim olarak, bölgede “doğrudan” etkili olacak Pozantı Kongresi’nin hazırlık talimatını verdi.

Atatürk’ün Güney Anadolu’nun kurtarılmasında “doğrudan” etkili olduğunun en açık kanıtlarından biri I. Pozantı Kongresi’dir.

5 Ağustos 1920’de Mustafa Kemal, yanında Millî Müdafaa Vekili Fevzi Paşa (Çakmak) ve heyeti ile birlikte Pozantı’ya geldi. Pozantı’ya gelenler arasında Ankara, Sivas ve Kayseri milli heyetlerin temsilcileri de vardır. Pozantı, etrafı haşmetli dağlar, ormanlarla çevrilmiş bir çukurdu, o zaman küçük bir bucak merkeziydi. Bucak Müdürü, gene bir Kuva-yı Milliyeci olan Hulûsi (Akdağ) Beydi. Bir elinde silâh, diğer elinde Nahiye’nin mührüyle tam bir Kuva-yı Milliye devri idarecisi. Çizmeli, kalpaklı, kamalı, bıçaklı bir çeteci idareci…

TEKBİRLER, DUALAR TOROS BOĞAZLARINI İNLETTİ

Toplantı veya kongreye; Kayseri’den, Niğde’den, Bor’dan çağrılan delegelerden başka, bütün güney cephelerinden temsilciler davet edilir. Konya-Ulukışla yoluyla Pozantı’ya gelen Mustafa Kemal’i istasyonda, ovalardan göçen, dağlardan inen halk yığınlarıyla millî savaşçılar karşılarlar. Tekbirler, dualar, tehliller Toros boğazlarını inletir.

5 Ağustos 1920 tarihinde Pozantı’da Mustafa Kemal Paşa’nın başkanlığında I. Pozantı Kongresi yapıldı. Pozantı Kongresi, Mustafa Kemal’in Meclis Başkanı sıfatıyla katıldığı ilk ve tek kongredir. TBMM’nin var olduğu bir dönemde gerçekleştirilen bu kongrede,  Pozantı, Adana’nın vilayet merkezi ilan edildi, aynı zamanda vali ve mülki amirleri de seçimle işbaşına getirildi. Böylelikle, ulusa ve dünyaya bölge halkının mukadderatına doğrudan sahip çıktığı duyuruluyordu. Karaisalı’da bulunan Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Merkezinin Pozantı’ya alınması Karaisalıları kızdırmışsa da bu kararın neticesi hayırlı oluştur. Bundan sonra seçimle yönetime gelen idareciler, Ankara Hükümeti tarafından onaylanmıştır. Bölgedeki ilk “direniş yuvaları” oluşturulmuştur.

Atatürk Pozantı’ya gelişini şöyle anlatmıştır:

 

“Güneydeki Adana cephesinde bulunan arkadaşların karargâhı Pozantı’dır. Biz de oraya gittik. Yalnız orada bulunan çeşitli Müdafaa-i Hukuk Heyetleri ki onları da Pozantı’ya davet ettik ve orada milli görevle ilgilenen kişileri davet ettik. İleri gelenlerle, askeri ve siyasi durum hakkında görüşmeler yaptık…”

Fevzi Paşa (Çakmak)

  1. Oturumda ise daha çok Pozantı’nın “vilayet merkezi olması” konusu tartışılmıştır. Bu oturumda delegeler  Atatürk’e, Pozantı’nın “müstakil bir liva haline getirilmesi” önerisinde bulunmuşlardır. Bu öneriye Atatürk şu teklifle karşılık vermiştir:

 

GÜNEY’DEKİ DİRENİŞ HAREKETİ POZANTI’DAN ORGANİZE EDİLDİ

“Güzel Adana şimdi işgal altındadır. Biz burada yeniden bir vilayet teşkilatı kuralım. Bu suretle Adana’yı burada milli bir hareket merkezi ve vilayet teşkilatı olarak vücuda getirmiş oluruz. Böylece bütün kaza ve nahiyeleri de buradan, bir elden idare etmek imkân dâhiline girer. Bu düşman için daha büyük endişeler hâsıl olur.”

Atatürk böylece bölgeye, bölgeyi bilmeyen birinin vali olarak atanmasını da önlemek istemiştir. Atatürk’ün isteğiyle 12 kişilik bir heyet oluşturulmuş ve İsmail Safa Bey vali seçilmiştir. Hemen göreve başlayan İsmail Safa Bey Pozantı mülki erkânını belirleyip listeyi kongre başkanı Atatürk’e sunmuştur. Atatürk’ün okuduğu 12 kişilik liste kabul edilmiş ve Adana vilayet teşkilatı Pozantı’da kurulmuştur. Böylece Pozantı Adana’nın merkezi olmuş ve Güneydeki milli direniş hareketi buradan organize edilmiştir.

POZANTI KONGRESİ, FRANSIZLARI ÇİLEDEN ÇIKARDI

Ali Fuat Paşa (Cebesoy)

8 Ekim 1920’de de II. Pozantı Kongresi toplanmıştır. Atatürk’ün katılımı ve başkanlığıyla gerçekleşen I. Pozantı Kongresi, Fransızları ve Ermenileri moralman çökertmiştir. Atatürk’ün, Fransızların bulundukları cephelerin en uç noktasına kadar sokulması ve buradaki milli kuvvetleri denetlemesi, emirler vermesi ve üstelik burada bir de kongre düzenlemesi Fransızları Süleyman Hatipoğlu’nun deyimiyle “çileden çıkarmıştır.”

Atatürk, Pozantı dönüşü TBMM’de yapılan Gizli Oturumda şunları söylemiştir:

“Şimdilik Pozantı’yı Adana’ya merkez olmak üzere kurmaya lüzum gördüm. Mersin livası oluştu. (...) Karaisalı kazası diye halk kendi kendine idare etmeye başlamıştır. Mersin ve Tarsus kazalarını doğrudan doğruya merkezi vilayetle irtibatlandırdık ve oralarda vekâleten görev yapmakta olan kişileri vekil olmak üzere tayin ettik ve hükümet için gereken tedbirleri aldık ve onlarda derhal göreve başladılar.”

Mustafa Kemal Pozantı Nutkunda ise şöyle seslenir:

“Bütün Millet Meclisi namına cepheleri ziyaret ederek, Meclis’in muhabbetli teşekkürlerini muhterem mücahitlerimize tebliğe memur olan heyetimiz; mücahit orduların öncüsü, bütün İslâm âleminin iftihar vesilesi ve gözünün nuru olan Adana vilâyeti halkı ile temasa gelmiş olmaktan pek büyük haz duymaktadır.

“Adana’nın muhterem Müslümanları! Peygamber’in esaret tanıma yan bir dindar ümmetinin cihad ordularına öncü olmak şerefiyle bahtiyar olan siz aziz Adanalı dindaşlarımız! Adana İslâmları, bütün Anadolu için vatanseverlik timsali oldu.

“Şeref ve istiklâl davasında faydalanacağımız muvaffakıyet vasıtalarının kaynağı yalnız Anadolu değildir. Avrupa’nın bin türlü zulüm ve gadrine uğramak suretiyle her türlü esaret duygularının ıstıraplarını çekmiş olan Mısır’da, Hindistan’da, Rusya’da, Afrika’da Müslüman kardeşlerimiz gözlerini, Allah’ın merhametine ve tecavüzlerini Peygamber’in kabrine kadar uzatmış olan düşmanlarımızın kahrına çevirmiş olarak bize maddî, manevî yardımlara karar vermiş bulunuyorlar. Fazla olarak Rusya’da insanî ve ulvî gayeler etrafında toplanmış olan ve her millet hukukuna riayet etmeyi esas olarak kabul eden ve günden güne genişleyerek, zulüm ve tagallüp âlemini yıkmakta olan muazzam kuvvet, bize azamî muavenette bulunulmasını vaat etmişlerdir.”

Mustafa Kemal, Pozantı Nutkunda şöyle devam eder:

“Hakikî kuvvetini Allah’ın yardımından alan, istiklâl ve şerefini korumak uğrundaki azamî fedakârlık duygularını şanlı ve şerefli atalarımızdan miras edinen milletimizin yakın bir zamanda her türlü mânâsıyla, dinî ve millî tarihine şanlısayfalar ilave edeceğine şüphe yoktur.

“Allah’ın yardımının yüksek tecellilerine mazhar olmamızı dua ve niyaz ederek cümlenize gerek Büyük Millet Meclisi, gerek bütün İslam âlemi namına teşekkürlerimizi arz ederiz, muhterem gaziler…”[1]

 

Pozantı Kongresinin Önemi:

1. Karaisalı’da bulunan Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Merkezi Pozantı’ya taşınarak yapılan seçimde Ahmet Remzi (Yüreğir) başkan seçilmiştir.

2. 41. Tümen Pozantı’ya yerleştirilmiştir.

3. Milli kuvvetlerin ihtiyacı olan silah ve cephaneyi sağlamak için Kelebek’te bir depo yapılmıştır.

4. 41. Tümen Komutanı Sinan Tekelioğlu askere alımlarla milli kuvvetleri güçlendirmiştir.

5. Çukurova’daki Kuvayı Milliyeciler Pozantı’dan kontrol edilmiştir.

6. Kelebek’te bir dispanser yapılmıştır.

7. Pozantı’dan cephelere telefon bağlantısı kurularak bölgedeki milli hareket güçlendirilmiştir.

8. Cephe gerisini kontrol etmek için Pozantı İstiklal Mahkemesi kurulmuştur.

9. Pozantı’da bir haber alma teşkilatı kurularak başına Ahmet Remzi Bey getirilmiştir.

10. Bir süre sonra Atatürk Pozantı’ya arkadaşı Mehmet Nuri Bey’i Adana Valisi ve 41. Tümen Komutanı olarak göndermiş, böylece Çukurova’daki sivil ve askeri teşkilatı tek çatı altında birleştirip bölgedeki milli hareketi TBMM’nin kontrolü altına alarak organize etmiştir.

31 Ekim-10 Kasım 1918 tarihleri arasında Yıldırım Orduları Komutanı sıfatıyla Adana’daki faaliyetleriyle, Ali Fuat’ın deyimiyle, “bölgedeki ilk direniş yuvalarını” kuran Atatürk, 19 Mayıs’ta Anadolu’ya geçtikten sonra da Adana ve civarıyla ilgilenmeye devam etmiş, bölgedeki direniş hareketini bizzat takip edip yönlendirmiş, özellikle I. Pozantı Kongresi’ne katılarak Çukurova’nın kurtuluşu için yapılması gerekenleri bölgenin ileri gelenleriyle konuşmuş, bölgeye silah ve cephane yardımı yapmış ve dahası Pozantı’yı Güney’deki milli direnişin merkezi haline getirmiştir.

“Güney’de Fransızlara karşı kazanılan zaferde Atatürk’ün etkisi yoktur” diyen Cumhuriyet Tarihi yalancılarına ithaf olunur!...

Atatürk’ün, ne 1918’de Adana’dan İstanbul’a gönderdiği “İngiliz karşıtı” telgraflarını (raporlarını), ne Adana’da yaptığı direniş toplantılarını, ne Kuvayı Milliye’nin oluşumundaki katkılarını, ne Pozantı Kongrelerine katıldığını ne de Güney direnişini örgütlediğini bu Cumhuriyet tarihi yalancılarının kitaplarında göremezsiniz!...

POZANTI KONGRESİNİ BİLMEMEK, ERZURUM VE SİVAS KONGRELERİNİ DİLSİZ BIRAKMAKTIR

Sonuç:

Mustafa Kemal’in Erzurum ve Sivas Kongrelerini hepimiz biliriz. Fakat Pozantı Kongresi ve Nutku bilinmez. Pozantı Kongresini bilmemek, Erzurum ve Sivas Kongrelerini dilsiz, zayıf bırakmaktır. Görülüyor ki, Pozantı Kongresini tarihe tescil edemeyenlerin omuzlarına çöken Milli vebal, affedilmeyecek derecede ağırdır. Pozantı Kongresi Mustafa Kemal’in Meclis Başkanı olarak katıldığı ilk ve tek kongredir.

Erzurum ve Sivas Kongreleri birer fikirdi. Pozantı Kongresi ise Milli Mücadelenin cihadıdır, cidalidir, savaşıdır. Fakat Mili Mücadeleye zafer gücünü veren, zafer tacını giydiren Pozantı Kongresi hep meçhul bırakıldı, unutuldu. Bu gafletten Mustafa Kemal’in de üzgün olduğunu bildiğimiz gibi, bunu bilmemek her Türk çocuğu için talihsizlik olduğu kuşkusuzdur.

Şunu unutmamak lazımdır ki; Mustafa Kemal’in başkanlığında toplanan birinci kongre Erzurum, ikinci kongre Sivas, üçüncü kongre de Pozantı kongresidir.

POZANTI KONGRESİ’NİN ÖNEMİ MUTLAKA BİLİNMELİ

Milli Mücadele tarihine ışık tutalım. Pozantı Kongresini arşivlerin tozlu raflarında çıkarıp, gaflet örtüsünü yırtalım. Yoksa milli tarihimize karşı olan vazifemizi ihmal etmiş oluruz. Diğer taraftan Fransızları Ankara Antlaşmasına getiren, düşmanı Adana topraklarından uzaklaştıran Mustafa Kemal’in Pozantı Kongresinin önemi mutlaka bilinmelidir. Ankara Antlaşmasından 1,5 ay sonra 5 Aralık 1921’de Mustafa Kemal’in yayımladığı Beyannamenin idrakinde olmalıyız.

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: Atatürk,, ilk, direniş, hazırlıklarını, Pozantı’da, yaptı,
Haber Videosu
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Alıntı Yazarlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Anketler
Yeni Anayasa gerekli mi?
Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Başakşehir FK
69
0
5
9
20
34
2
Trabzonspor
65
0
5
11
18
34
3
Beşiktaş
62
0
10
5
19
34
4
Sivasspor
60
0
8
9
17
34
5
Alanyaspor
57
0
9
9
16
34
6
Galatasaray
56
0
8
11
15
34
7
Fenerbahçe
53
0
11
8
15
34
8
Gaziantep FK
46
0
10
13
11
34
9
Antalyaspor
45
0
11
12
11
34
10
Kasımpaşa
43
0
15
7
12
34
11
Göztepe
42
0
14
9
11
34
12
Gençlerbirliği
36
0
16
9
9
34
13
Konyaspor
36
0
14
12
8
34
14
Denizlispor
35
0
17
8
9
34
15
Çaykur Rizespor
35
0
19
5
10
34
16
Yeni Malatyaspor
32
0
18
8
8
34
17
Kayserispor
32
0
18
8
8
34
18
MKE Ankaragücü
32
0
16
11
7
34
Özlü Sözler
Öldükten sonra yaşamak isterseniz, kalıcı bir eser bırakınız.


HZ.ALİ (R.A)
Bir Hadis
İslâm, güzel ahlâktır.


MEVLANA (R.A)
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı