G-XTDENW5LW2

AHKİB BAŞKANI AYTEK: YAKIN TEDARİK AVANTAJINI KALICI KAZANIMA DÖNÜŞTÜRMELİYİZ

Akdeniz Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (AHKİB) Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Aytek, küresel ticarette yaşanan gelişmelerin Türkiye için önemli fırsatlar sunduğunu söyledi.

Gündem Yayın: 22 Temmuz 2026 - Çarşamba - Güncelleme: 22.07.2026 15:17:00
Editör - Hüseyin Azar
Okuma Süresi: 9 dk.
Google News

Akdeniz Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (AHKİB) Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Aytek, küresel ticarette yaşanan gelişmelerin Türkiye için önemli fırsatlar sunduğunu belirterek, bu avantajların kalıcı kazanımlara dönüşebilmesi için rekabet gücünü artıracak yapısal adımların hayata geçirilmesinin büyük önem taşıdığını söyledi.

Küresel ticarette artan jeopolitik risklerin tedarik zincirlerini yeniden şekillendirdiğine dikkati çeken AHKİB Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Aytek, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gerilimin ardından Batılı alıcıların güvenilir ve yakın tedarikçilere yöneliminin hız kazandığını vurguladı. Türkiye'nin güçlü üretim altyapısı, yüksek kalite standartları ve hızlı teslimat kabiliyetiyle bu süreçte önemli bir avantaj yakaladığını belirten Aytek, AHKİB olarak ortaya çıkan fırsatları etkin bir şekilde değerlendirdiklerini ifade etti.

“Zorlu koşullara rağmen ihracatımızı çift haneli artırdık”

AHKİB'in 2026 yılının Ocak-Haziran döneminde 289 milyon dolarlık ihracata ulaştığını ve geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 24,6 büyüme kaydettiğini anımsatan Başkan Aytek, bu başarının küresel ekonomideki zorlu koşullara rağmen elde edildiğini söyledi. Söz konusu performansın, Birlik üyelerinin güçlü üretim altyapısını, yüksek rekabet kabiliyetini ve pazar çeşitlendirme stratejilerini başarıyla hayata geçirdiğini ortaya koyduğunu ifade eden Aytek, elde edilen ihracat artışının sektörün dayanıklılığını ve değişen küresel koşullara uyum yeteneğini de gözler önüne serdiğini vurguladı.
Yılın ilk yarısında 7,98 milyar dolar hazır giyim ve konfeksiyon ürünü ihraç eden Türkiye'nin kalite, hız ve üretim gücüyle uluslararası alıcıların güvenini kazandığını kaydeden Başkan Aytek, sektörün en önemli gündem maddesinin maliyet baskısı olduğunu belirtti. Aytek, "Türkiye'nin güvenilir tedarikçi kimliği güçlü şekilde devam ediyor. Ancak alıcılar, kalite ve hızlı teslimat için belirli ölçüde fiyat farkı ödemeye istekli olsalar da Türkiye'deki mevcut maliyet yapısı nihai alıcıların bütçelerini zorluyor. Bu durum, yüksek hacimli sipariş verme konusunda çekimser kalmalarına neden olurken, üzerlerindeki kâr marjı baskısı nedeniyle daha temkinli satın alma kararları almalarına yol açıyor. Fırsat kapımızda, ölçülü destek mekanizmalarının hayata geçirilmesiyle gelen siparişleri kalıcı hale getirebiliriz.” dedi.

"Yeşil mutabakat Türkiye için büyük fırsat"
Avrupa Yeşil Mutabakatı sürecinin hazır giyim sektöründe yeni bir dönemi başlattığını belirten Aytek, sürdürülebilir üretim, stok optimizasyonu ve hızlı tedarik kabiliyetinin önümüzdeki yıllarda rekabetin belirleyici unsurları olacağını söyledi. Türkiye'nin Avrupa'ya yakınlığı, güçlü sanayi altyapısı ve esnek üretim kabiliyeti sayesinde bu dönüşümden en fazla fayda sağlayabilecek ülkeler arasında yer aldığını belirten Aytek, "Artık rekabet yalnızca kaliteli üretim yapmakla sınırlı değil. Talebi doğru okuyabilen, stoklarını etkin yöneten, müşteri taleplerine en hızlı şekilde cevap verebilen firmalar öne çıkacak. Türkiye'nin sahip olduğu hız ve esneklik avantajını doğru politikalarla desteklemesi halinde Avrupa pazarındaki konumunu daha da güçlendireceğine inanıyoruz." ifadelerini kullandı.

"Dijitalleşme artık tercih değil zorunluluk"
Hazır giyim sektöründe dijital dönüşümün rekabet gücünü belirleyen en önemli unsurlardan biri haline geldiğini vurgulayan AHKİB Başkanı Aziz Aytek, dijitalleşmenin artık üretimden planlamaya, kalite kontrolden sipariş yönetimine kadar tüm süreçlerin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.
Dijitalleşmenin bugün yalnızca teknolojik bir yatırım değil, sürdürülebilir rekabetin temel koşulu olduğuna dikkati çeken Başkan Aytek şunları söyledi: “Süreçlerini etkin şekilde izleyemeyen, performansını ölçemeyen ve veriye dayalı karar alma mekanizmalarını hayata geçiremeyen işletmelerin küresel pazarlarda varlıklarını koruması her geçen gün daha da zorlaşıyor. Ülkemizde eriyen işletme sermayelerinden dolayı sektörümüzün tek başına bunun altından kalkabilmesi mümkün görünmüyor. Bu anlamda sektörün verimliliğini ve uluslararası rekabetçiliğini artıracak dijital dönüşüm yatırımlarının desteklenmesi büyük önem taşıyor.”

“Enerjimizi daha çok üretmek yerine zihinsel üretime odaklamalıyız”

Hazır giyim sektöründe sürdürülebilir rekabet gücünün yalnızca üretim kapasitesiyle sağlanamayacağını vurgulayan Aytek, şu değerlendirmede bulundu: "Bugünün küresel rekabet ortamında, hizmet ekosistemini üretim süreçlerimize daha güçlü şekilde entegre etmemiz gerekiyor. Artık yalnızca üretmek yeterli değil. Tasarım, inovasyon, dijitalleşme, zihinsel üretkenlik ve vizyon odaklı bir dönüşümü hayata geçirmek zorundayız. Bunun için de işletmelerimizin sürekli maliyet baskısıyla kapasite doldurma zorunluluğundan kurtarılması büyük önem taşıyor. Firmalarımız enerjisini yalnızca üretim miktarını artırmaya değil, katma değer üreten fikirlere, markalaşmaya ve yenilikçi çözümlere yöneltebilmelidir. Sürdürülebilirliği de sadece bir hedef veya söylem olmaktan çıkarıp üretimde verimliliği, rekabetçiliği ve sürekliliği sağlayan temel bir anlayış haline getirmeliyiz."

"Katma değerli üretim odağımız olacak"
Önümüzdeki dönemde AR-GE, özgün tasarım ve markalaşmaya daha fazla ağırlık vereceklerini belirten Aytek, kilogram başına ihracat değerini artırmanın sektörün en temel hedeflerinden biri olduğunu söyledi. Düşük kâr marjıyla rekabet etmenin sürdürülebilir olmadığını dile getiren Aytek, "Türk hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün geleceği daha yüksek katma değerli üretimden, özgün tasarımdan ve güçlü markalardan geçiyor. Gerekli finansman ve destek mekanizmalarının güçlendirilmesiyle birlikte sektörümüzün küresel pazarlardaki konumunu çok daha yukarı taşıyacağımıza inanıyoruz." diye konuştu.

"Bölgemiz Türkiye'nin en güçlü üretim merkezlerinden biri"
AHKİB'in güçlü üretim ekosistemini temsil ettiğini belirten Aytek, bölgenin sahip olduğu bilgi birikimi, entegre üretim altyapısı ve esnek üretim kabiliyetiyle uluslararası markalar açısından güvenilir bir tedarik merkezi olmayı sürdürdüğünü söyledi. Bölgesel teşvik mekanizmalarının güçlendirilmesinin sektörün rekabet gücünü artıracağını vurgulayan Aytek, özellikle sigorta primi işveren desteğinin emek yoğun hazır giyim sektörü açısından önemli katkılar sağlayacağını, döviz dönüşüm desteğinin uzatılarak oranının net ihracatçı sektörler için artırılmasının hayati önem taşıdığını kaydetti.

"Hedef Avrupa'da pazar payını artırmak"
Yeni pazar stratejilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan AHKİB Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Aytek, önceliklerinin Avrupa Birliği (AB) pazarındaki mevcut payı artırmak olduğunu belirtti. Türkiye'nin güvenli, sürdürülebilir ve yakın tedarik merkezi kimliğinin AB pazarı için önemli bir avantaj sunduğunu ifade eden Aytek, şunları söyledi: "AB ülkeleri, sektörümüz açısından en büyük ve en stratejik pazar olmayı sürdürüyor. Güvenli ve sürdürülebilir tedarik açısından Türkiye'nin AB için güçlü bir çözüm ortağı olduğu artık tartışmasız bir gerçek. Bu nedenle hedefimiz yalnızca yeni pazarlara açılmak değil, mevcut pazarlardaki konumumuzu daha da güçlendirerek Avrupa Birliği'nin hazır giyim ithalatından aldığımız payı artırmaktır."

Türkiye'nin bugün AB'nin hazır giyim ithalatındaki payının yaklaşık yüzde 10 seviyesinde bulunduğunu hatırlatan Aytek, Avrupa Birliği'nin 2025 yılında 103,3 milyar avroluk hazır giyim ithalatı gerçekleştirdiğine dikkat çekti. Mevcut pazar payının yüzde 15'e yükseltilmesi halinde Türkiye'nin yaklaşık 6 milyar avroluk ilave ihracat potansiyeli yakalayabileceğini belirten Aytek, "Güçlü üretim altyapımız, yüksek kalite standartlarımız, hızlı teslimat kabiliyetimiz ve sürdürülebilir üretim anlayışımız sayesinde Avrupa pazarındaki konumumuzu daha da güçlendirebilecek önemli bir potansiyele sahibiz. Mevcut avantajlarımızı kalıcı kazanımlara dönüştürmek, sektörümüz için en gerçekçi ve en verimli büyüme stratejisidir." dedi.

Aytek, ABD pazarında ise özellikle sentetik ve yapay elyaf içerikli ürünlerde uygulanan yüksek gümrük tarifelerinin Türk hazır giyim sektörünün rekabet gücünü olumsuz etkilediğini belirtti. Bu nedenle doğal elyaflı ürün gruplarında daha güçlü bir büyüme stratejisi izlemeyi planladıklarını ifade eden Aytek, sözlerini şöyle tamamladı: "Türkiye'nin üretim kalitesi, hızlı teslimat kabiliyeti ve güvenilir tedarikçi kimliği küresel ölçekte kabul görüyor. Bu güçlü yönlerimizi rekabetçi maliyet yapısı, dijital dönüşüm, tasarım ve katma değerli üretimle desteklediğimiz takdirde dünya hazır giyim ticaretinden çok daha yüksek pay almamız mümkündür."

Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
G-XTDENW5LW2