EVRENİN VE DÜNYANIN; ANLAMI SADECE İNSANDIR;
Erken saatlerde tanıdığım bir iş yerine uğradım, 10-15 kişinin çalıştığı kocaman ve modern, İşyerinde sadece bir iki kişi vardı; Masalarında çalışmaya yeni başlamışlardı anlaşılan, Gözüm boş masaları şöyle bir gezdi, orada çalışanları aradı,

Abdulkadir Kaçar
-Boş masalar beni biraz üzdü, hatta hüzünlendim, biraz da şaşırdım;
-Günaydın arkadaşlar, hayırlı işler kolay gelsin, dedim,
Teşekkür ettiler; safça sordum;
-A kişisi nerede?
-Abi o henüz gelmedi,
-B kişisi?
-O bir saat sonra burada olur,
-C nerede?
-Sabah erkenden hastaneye gitti,
-D abi nerede?
O da eşini annesine bırakıp sonra gelecek,
…
Bu gün ülkemizin en çağdaş, kentimizin merkezindeki kocaman iş yerinde 11: 00 de çalışma masaları da henüz dolmadığı için,
İnsanlar olmadığı için bana bir an da her şey cansız, her şey anlamsız, her şey bomboş ve bir tür ölü şeklinde göründü;
(Oysa iş türü farklı olduğu için, çalışanların gelmesi ve her masa biraz sonra tam olarak dolacak, insanlar işbaşı yapacaktı)
Bu kocaman salonu bir kez daha insanların olmadığı şeklinde düşündüm dikkat ettim vardığım sonuç şu oldu;
“İNSAN HER ŞEYİN TEK ANLAMI; HER ŞEYE DEĞER KATAN TEKCAN, MUHTEŞEM ÜSTÜN VARLIKTIR”
…
Bu pencereden bakınca insanı, anlam verdiği evreni, dünyayı, bir kez daha farklı şekilde yorumlayıp düşündüm,
Dokunduğu her şeye anlam kazandıran insanı işyerlerini, orada kullandıkları araç gereçlerine biraz daha yoğunlaştım;
Derin bir iç çektim: kocaman kentin merkezinde, modern araç-gereçlerle döşenmiş olan işyerindeki büyük salon boştu ve gördüğüm her şey, içinde insan olmadığı için bir tür ölüydü;
Modern oturma gurupları, koltuk takımları, ışıklandırılma sistemleri şahaneydi…
Masaların üstünde son sistem bilgisayarlar, diğer not kâğıtları, kalemler, gazeteler, çay bardakları, günlük hayatı kolaylaştıran her türden araç gereçler, iş yerinde gerekli olan diğer eşyaların hepsi fazlasıyla dolu doluydu,
Ama onları kullanan, dokunan, anlam veren, bu gezegenin tek üstün varlığı olan insan eksikti…
Çünkü oradaki fark şuydu çalışma günün ilerleyen saatlerinde başlıyordu, henüz insanlar gelmediği için başlamamıştı, o nedenle içinde bulunduğum anda bana göre oradaki her şey sanki bir tür ölüydü…
Elbette bir iki saate kadar insanlar işyerlerine gelecekler, salondaki her şeye dokunacaklar, ölü olan tüm varlıklar insanlarla onlarla anlam ve can bulacak, cıvıl cıvıl olacaktı ama şu an için onların yokluğu bende büyük bir hüzün oluşturdu;
…
Yıllarca insan ve evrene hakkında defalarca sayfalar dolusu denemeler yazıp, televizyon programlarımda anlattığım için benim inandığım şu sözlerimi kendime hatırlatıp kendi kendime tekrarladım;
-İNSAN HER ŞEYE ANLAM VEREN TEK VARLIKTIR,
-İNSAN VARSA HER ŞEY VAR; İNSAN YOKSA HİÇ BİR ŞEYİN DEĞERİ ANLAMI YOK, HER ŞEY ÖLÜDÜR,
…
İnsan evrene, dünya gezegenine, canlı cansız dokunduğu ve her şeye ve her değere anlam veren en üstün ve tek muhteşem canlıdır; insan olmadan hayat isimli bu sahnedeki, evrendeki her şey anlamsızdır,
Her şey değersiz, boş,
Her şey sağır, kör, ölüdür;
İnsanın dokunduğu her şey canlanır değer, anlam ve hayat bulur,
…
Bunların da bir adım ötesinde yine yıllardır savunduğum değerlerimi düşündüm;
Evren bile kendine insanla anlam verir,
İnsanın gözüyle bakar, onunla görür,
İnsanla anlam kazanır, insan aracılığıyla konuşur,
İnsanla kendini ifade eder,
İnsanla varlığını sürdürür,
İnsanla icatlar çıkartır, hayatın konforunu yükseltir,
İNSAN YOKSA EVREN BAŞTA OLMAK ÜZERE HER ŞEY ANLAMSIZ; HER ŞEY YARARSIZ, HER ŞEY BOŞ,
HER ŞEY DEĞERSİZ, HER ŞEY YOK, HER ŞEY ÖLÜDÜR…
…
Bu dünyada, bu evrende, en akıllı ZÜBDE-İ KÂİNAT yani kâinatın çekirdeği olan insan var; iyi ki canlı cansız her varlığa ve hayat veren, onlara değer ve anlam katan nitelik, nicelik, değer kazandıran insan var…
İyi ki bu bilinçle yaşıyorum, insanın, evrenin, dünyanın, her şeyin anlamı olan bu üstün varlığın bunun farkındayım,
İyi ki insanın, yani kendimin değerini anlama ve anlatma konusunda radyo ve televizyonda konuşmalar yapıp, makaleler, kitaplar yazıyor, insanlara kendi değerlerini anlamaları konusunda gece gündüz durmadan üretiyorum;
Onların kendi üstünlük ve tüm evrene, dünya gezegenine verdikleri anlamı anlatmaya çalışıyorum, akıllı olanlar ne demek istediğimi zaten çoktan anlamış ve farkına varmıştır bile…
Çünkü ben; YAŞAMAK İÇİN YAZIYORUM; YAZMAK İÇİN YAŞIYORUM…
Abdulkadir Kaçar adana 2026