G-XTDENW5LW2
14 Ağustos 2026 - Cuma

İNSANIN İKİ DİLİ;

Dünya isimli bu tiyatro sahnesinde İnsan hem kendi varlığını, hem de diğer kişilerle Olan her türlü iletişimini, iki farklı diliyle Açıklar, ifade eder, anlatır, kolayca anlaşılır,

Yazar - Abdulkadir Kaçar
Okuma Süresi: 7 dk.
Abdulkadir Kaçar

Abdulkadir Kaçar

-
Google News

Bu iki dil şunlardır;

1-Normal konuşma dili,

2-Beden dili…

Çoğu insan ömrü boyunca beden diliyle

Konuştuğunun asla farkında değildir, olmaz, olamaz,

Oysa beden dili duygu ve düşüncelerini, her türlü isteklerini sözsüz olarak karşısındakine, bazen de bilinçsizce anlatan bir mucize bedensel organdır,  

İnsanın bu iki dili bilinçaltı ve bilinç üstüne bağlı çalışır,

Her yüz insandan belki doksan dokuzu beden diliyle tanışmaz, tanışamaz, düşüncelerini bedeniyle anlattığının çoğu zaman farkında değildir,

Kişi hangi yaşında olursa olsun bir suça karışsa,

Ya da o anda yani suçüstü yakalansa, her türlü delil aleyhinde olsa da,

Devletin polis ya da jandarmanın karşısında,

Kişinin normal konuşma dili her zaman sayısızca yalanı söyler,

Bir atasözü şöyle der;

-SUÇ SAMUR KÜRK OLSA

KİMSE SIRTINA GİYMEK İSTEMEZ…

O nedenle insan her şeyiyle yüzde yüz suç işlerken

Yakalansa da her şeyi anında defalarca inkâr ve yemin eder,

-BEN ÇALMADIM BEN YAPMADIM, der,

-ÇOCULARIMIN ÖLÜ YÜZÜNÜ ÖPEYİM,

-BURADAN ÇIKAMAYIM,

-İKİ GÖZÜ KÖR OLSUN vs gibi yalanların arkasına saklanarak, suçsuzluğunu yalanlarıyla ispatlamak

İçin kırk dereden kırk su getirir, yakalayan ve sorgulayan

Kişi ya da kişileri sözleriyle, ikna edip kendince aklanmaya çalışır,

İşte tam bu konuşma dilinin yalanları peş peşe dizdiği anda;

İnsanın beden dili devreye girerek konuşmaya başlar, konuşma dilinin inkâr ettiğini, beden dili anlatır;

O kişinin normal diliyle inkâr ettiği suçunu, kişinin beden dili jest, mimik, kaş göz, el kol hareketi,

Yüz ifadesiyle suçu işlediğini karşısında sorgulayan kişiye suçunu sessizce anlatır;

Tabi doğaldır ki anlamasını bilen, bu konuda eğitim alan sorgulayan uzmana en doğru olanı, suçlunun farkında olmadan anlatır;

-Çünkü beden dili dürüsttür,

-Beden dili saftır, yalan bilmez,

-Beden dili politikayı anlamaz,

-Beden dili saf erdemdir,

-Beden dili bir yerde doğrucu Davut’ tur,

Hiçbir şeyi inkâr etmez, edemez…

Beden dilinde asla yalan, hile, kaypaklık,

Kandırmaca, aldatmaca, saklama, yurtturmaca,

Yoktur, olmaz, olmayacaktır,

Ama kendindeki beden dilinin olduğunu bilmeyen,

Bunun farkında olmayan kişi dili

Ve beden dilinin asla çözemez, ama kontrol de edemez, 

Suçlu karakolda sorgulanırken normal diliyle;

-Ben suçsuzum, asla yapmadım, iftira atıyorlar,

-Yalan söylüyorlar, almadım, çalmadım, vurmadım

-Ben vurmadım, bıçaklamadım, öldürmedim

-Rüşvet vermedim, rüşvet almadım, her belge sahte vs der,

Bu suçlu kişinin diliyle yalanladığı suçunu,

Beden dili onun yalanlarının karşısında sorgulayan insana anlatır,

Jest, mimik, kaş göz, el kol hareketi,

Yüz ifadesiyle o kişinin, söylediğini

Ret ederek tam tersini sessizce ortaya koyar;

Kısacası beden dili o kişiyle ilgili şöyle der;

-Evet, çaldım, evet rüşvet verdim, evet rüşvet aldım,

-Evet, ben hırsızım, ben suçluyum, asla masum değilim der,

Bunu mimik ve jestleri, el kol hareketi,

Yüz ifadesiyle her şeyi açık seçik anlatır;

Şeklinde kendini sorgulayan insana suçlu olduğunun sayısız işaretlerini verir,

Adliyede savcının ve hâkimin karşısına çıkan suçlu kişi;

-Ben kesinlikle rüşvet almadım, rüşvet vermedim der,

-Ben kimseye saldırmadım, adam dövmedim,

-Yasadışı yürüyüşe katılmadım, eylem yapmadım, Yasa dışı davranışlara bulaşmadım, insanları yaralamadım, hiçbir suça karışmadım, SÜTTEN ÇIKAN AKKAŞIĞIM vs der,

Çok eski dönemlerde, beden dilini kusursuzca okuyan bilge doktorlar vardı;

Hasta kendine doğru on adım yürüyerek gelirken,

Onun beden dilini okurdu, doktor o anda hastalığına teşhis koyardı,

-Sen Zatürreesin,

-Sen saman nezlesisin,

-Sen sıtmasın

-Sen ishalsin,

-Sen kalp hastasısın derdi,

Yine beden dilini okuyan bu konuda eğitim

Olan devlet görevlileri, jandarma ve polisler;

Sokakta yürüyen insanlardan onların suçunu bilirdi,

Gözaltına alırdı, sorgulardı, teşhisinde asla yanılmazdı,

-Sen hırsızsın,

-Sen rüşvet almışsın,

-Sen rüşvet vermişsin,

-Sen yankesicisin,

-Sen vur kaççısın der ona göre işlem yapardı,

Hem doktorlar, hem polislerin beden dilini,

Okuma konusunda aldıkları uzmanlık eğitimle;

Kişinin suçunu kanıtlayarak suçluya yüzde yüze yakın teşhisler koyarlardı, suçlu;

-Vallahi billahi yapmadım, çalmadım, rüşvet almadım,

-Rüşvet vermedim, ben adam dövmedim,

-Ben yakmadım, yürüyüşe katılmadım,

-Yaralamadım, vurmadım öldürmedim,

-Ben yakmadım, yıkmadım, olaylara karışmadım, karışmam da dese de,

Uzman asker, polis, bu konuda görev yapan

Devlet yetkilileri durumu beden dilini

Tam ve kusursuz biçimde okuyarak,

Suçlu olup olmadığını anında çözer,

Suçsuzsa bırakır, suçluysa gerekli işlemleri yapardı,

Gerçi şimdi dijital sistemler bu işi fazlasıyla yapıyor,

Bazen beden diliyle çelişseler de,

Artık yalan söyleyenler, dijital kayıtlarla,

Raporlarla, video görüntüleri, fotoğraflar,

Gazete haberleri telefon konuşmaları

Dijital ortamda, ıslak imza, cep telefon

Kayıtları internet yazışmaları ve mesajlarıyla;

Rüşvet alanları, rüşvet verenleri, hırsızlık

Yapanları somut olarak belirliyor, yani suç işleyenlerin kaçacak yeri yok;

Artık o eski dönemler çok gerilerde kaldı;

Yasalara uygun davranmak, hile yapmamak,

Entrikaya karışmamak, kavga, tehdit, kaçakçılık,

Şantaj, adam dövme, yaralama, cinayet gibi

Suçlar işlememek, hiçbir rüşvet, irtikap gibi olaylara karışmadan yaşayıp,

“DÜRÜST OLMAK ESASTIR, ÖNEMLİ OLAN YETKİLİYKEN DÜRÜST DAVRANMAKTIR” der bir atasözü,

Gerçekten DÜRÜSTLÜK EN BÜYÜK ERDEMDİR,

BEDEN DİLİ; beden dili insanların kelimeler olmadan duygularını ve düşüncelerini anlatmak için farkında olarak ya da olmadan, ya da gayri ihtiyari şekilde bilinçsizce kullandıkları, jestler, mimikler ve duruşlar bütünüdür, yüz ifadeleri ve kaş-göz hareketleri, el ve kol hareketleri vs,

İlk ve son kez gelinen, sonu yüzde yüz bitecek olan hayat serüvenini kişinin ruhu ve bedeniyle barış içinde yaşayarak, huzurlu ve mutlu şekilde hayat serüvenini tamamlaması kadar erdemli davranış yoktur, seçim daima insanın kendi özgür iradesine kalmıştır…

Hayatı her insanın kendi eseridir, isterse çöpe atar, isterse muhteşem ve örnek bir yaşam serüveniyle gelecek yeni kuşaklarca öğütlerine kulak verilen, eserleriyle dünya insanlık ailesine doğruları anlatan kişi olarak hayat sahnesinden mutlu biçimde inip gitmeyi başarır… Karar daima insanın kendine aittir…

Abdulkadir Kaçar Adana 2026 

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları
G-XTDENW5LW2